'bu koskocaman dünyada' yapayalnız bırakan, kır favorili, güzel tebessümlü adam. şarkılarım dağlara, diyordu bulduğumda, bense fena halde üstüme alınıyordum tuhaftır. pederin gözünden sakındığı kırmızı spring'i ile ev arasındaki buz döşeli yolu kaç kez arşınladım bilmem, kasetini afırıp teypte dinlemek için. arabesk deyip dudak bükenler umrum olmadı dinledim, şiirini yazamayan, türküsünü söyleyemeyen, binlerce ve binlerce kurşunlanan, zincirlere vurulan halkımı anlamayan anlayamayanlardan sakındım dinledim, ne yalan diyeyim: sevdaya tutuldum dinledim.
gittiğinde elde bunlar kaldı: ilintili anılar, yirmiden fazla albüm, kulaklarda ezgileri, duvarlarda sözleri. neyse ki hiçbiri tükenmelik değil. değil de...
'bu hasretlik denizinde boğulmadan gel', kopuyor içten bazen, sabır kalmadığında. neyse ki diyorum neyse ki bıraktıkların yeter, biz yine seninle yakarız geceleri.
edit: kırmızı araba had safhada önemsiz bir detay, bugün sadece pederin dilinde eksik yaşanmış heves. sense bıraktıklarınla zaten hiçbir seveninde tükenmeyeceksin gözüm, bunu demiştim. anlamıyorlar ama ben imalı tümceler yüzünden celallenip başlığına sıçmak istemem. zaten sıçtım biraz kusura bakma, şimdi izninle gecenin tenhasında kalmaya gidiyorum, hoşçakal gözüm.
- isim ve e-mail adresi belirtmek zorunludur.
- iletişim bilgileriniz yazara büyük ihtimalle iletilmez.
- yazar kendisine iletilen yorumu okurlara açabilir, açmayabilir de.
laneth, sözlük biçiminde tasarlanmış bir site olmakla birlikte, bir sözlük oluşumu değildir.
laneth'te yazılmış ve yazılacak olan her şey baştan sona uydurmadır ve yazarından başka hiçkimseyi bağlamaz.
laneth'te yazılmış olan her kelime, hırsızını boğazlayıp sahibine geri dönmek üzere programlanmıştır. çalınan değil ama unutulan sözlerimiz g.tunuze girsindir.