wearewinningdontforget, 15.11.2011 15:36 başlıktaki soruyu yanıtlamamış, cevabı okuyana bırakmışsın. böyle yazıları seviyorum haci. bgbid, 16.11.2011 14:13 vallaha kazayla oldu. ben yola sorunun cevabını vermek için çıkmıştım. bir anda kendimi soruyu ortaya çıkaran süreci irdelerken buldum. soruyu cevaplamaya fırsat olmadı. :))))) bre melun, 18.11.2011 13:13 we'rewinningdon'tforget'in yazdığının aynısının ilk noktasına kadarki kısmının aynısını yazmak üzere yorum kutucuğuna girmiştim ki, hevesim yerle yeksan oldu. aynısı yukarıda zaten yorumlanmış! benim buna ekleyebileceğim şey şu: we'nin aksine ben böyle yazıları sevmiyorum hagi.
bazı soruların cevabını bilmek değil, duymak istiyor insan. o yüzden ilk defa bir başlık altında "soru başlığa cevap niteliğinde entry/giri" kanıtı aradım; ama bu sefer "ispiklemek" için değil. eskidendi onlar.
bgbid soruyu cevaplamaya fırsat bulamamış, ama cevaplamaya fırsat bulamadığını belirttiği yorumda cevaplamaya fırsat bulduğu halde de soruya hala cevap vermemiş. ben cevabını biliyorum bilmesine de hani, başlık entry uyumu olsun babında, bir çeşit metot hatasının giderilmesine katkı şeysi şeysinden böyle konuşuyorum.
ben şahsen "hangi atayı anlamlı" başlıklı soruda iki şık arasında kaldım: biri şah hatayı diğeri oğuz atayı (gülüşmeler).
not: bu arada, ceza hukuku vizesine çalıştığımdan öğrendiklerimi uygulamalı biçimde pekiştirmek üzere, bu yazıyla ilgili izmir cumhuriyet başsavcılığına şikayette bulundum. hoca, finallere kadar bir yazarı şikayet edin diye ödev vermişti zaten... bgbid, 18.11.2011 14:56 öncelikle kendi yazımıza yorum yazınca, yazdığımız yorumun yayınlaması için onay beklemek, sonra da onu görünsün diye işaretlemek biraz abes geldi bana. laneth yönetimine duyurulur.
devam edelim.
aslına bakarsanız yukarıdaki yazı başlıktaki soruya cevap vermek için yazılmadı. yani o tartışmayı başlatan ben değilim. tartışmayı başlatan burjuva medya. ben, tartışmaya dahil olmak yerine on yıl önce yapılması pek de mümkün olmayan bir tartışmanın bugün nasıl yapılabiliyor olduğunu irdeledim.
burjuva medyada tartışmayı yürüten yazarların çoğu yazılarına direk bu ismi koyduğu, ya da yazılarında bu sorunun aynısını sorduğu için de tartışmaya "atatürk diktatör müydü tartışması" adını koydum.
yazı, "atatürk diktatör müydü" sorusunu değil de, "atatürk diktatör müydü tartışmasını" incelediği için de tartışmaya doğrudan müdahil olma gereği duymadım. o yüzden başlıkla yazı arasında uyumsuzluk yok. belki başlık "atatürk diktatör müydü tartışması" şeklinde olabilrdi; ama o kadar kusur kadı kızında da olur.
fırsat bulamama meselesine gelince, tartışmayı inceledikten sonra ucundan tartışmaya ben de dahil olsam mı dedim. fakat baktım yazı zaten uzun olmuş, "amaaan, boşver" dedim, "yazıyı daha fazla uzatma".
bu arada yazıyı laneth formatına uymadığı için mi (laneth'in bir formatı mı var?), soruya cevap verecekmiş gibi yapıp cevap vermediğim için mi (soruya cevap vermeyi vadetmedim ki!) yoksa soruya verdiğimi düşündüğün cevabı beğenmediğin için mi (hani cevap vermemiştim) şikayet etmeye değer buldun merak ettim. bence hoca seni bırakır :)))
ha, illa ki "cevap isterim" diyorsan o da sorun değil. bir adam ki, hem ülkenin tek partisinin genel başkanı olmasından dolayı yasamayı elinde tutacak, hem cumhurbaşkanı olup başbakanı atamasından dolayı yürütmeyi elinde utacak, hem istiklal mahkemeleri aracılığıyla yargıya hükmedecek, hem ordu üzerinde büyük bir otoritesi olacak, sonra da o adam diktatör olmayacak! bu mümkün mü? bgbid, 18.11.2011 15:00 bu arada w'nin (nickin çok uzun arkadaşım, hepsini yazmaya üşeniyorum) yorumuna verdiğim yanıt biraz da gırgırınaydı. neden o kadar ciddiye aldıysan? still cursed, 18.11.2011 18:59 gelen yorumları onaylama işi benim de çok sevdiğim bişi değil. hatta sabah ben de düşündüm, yorumlar artsa böyle bir sürü olsa üşenmez miyim diye. kendi yazısına yorum yapınca niye bekliyor ki yazar dedim, aynen. ama sonra da dedim ki kendi yazıma illa ki kurallara uygun yorum yaparım diye bişi yok. öyle bi durumda da silme butonu eklemem lazım. ya onay butonu ya silme butonu yani. biri lazım oluyor. silme işi daha olaylı bir şey. sildiğinden haberdar edeceksin, niye sildiğinden haberdar edeceksin, sen silene kadar diyelim bi ton küfür okuyacak millet misal, böyle gastrit sebebi işler. bunlar oluyor diye değil, olabilir diye böyle yapmışız baştan. daha iyisi olabilir tabi yine de. değiştirilebilir de hatta. öyle bir vakte kadar, bgbid'e bu önerisi için teşekkür etmek, z'ye de şu işleri benim kadar takip etmesi ve hızlandırması için çemkirmek isterim. bu keyifle takip ettiğim yorumlaşmada bir araya girme sebebi doğduğundan ötürü de ne mutlu bana. bre melun, 18.11.2011 23:32 bu değil de "hangi atayı anmalı" başlığındaki tartışmayı daha sevdim ben galiba. aynı fikirde olduğum insanlarla üzerinde mutabık olduğum fikirler hususunda bir tartışma içinde yer almak, çok sevdiğim bir şey değil. ortada bir iletişim problemi olduğuna işarettir böylesi bir tartışma. o yüzden maddi unsur üzerine konuşmanın anlamı yok. mesele üslup meselesidir. we'nin yorumuna cevaben yazdığın yorumdaki naifliğinin, benim yorumuma yazdığın yorumda ortadan kalkmasını daha önce herhangi bir konuda hiç şakalaşmamıza veriyorum bgbid; napim, çok duygusalım, gündüzleri heteroseksüel geceleri emoyum ve üç buçuk saattir ağlıyorum.
bu sadece senin sorunun değil ama. daha önceki hayatımda sözlüğün birinde arkadaşlarımın gözetiminde yaptığım işin aynısını, "fake" bir nick'le aynı sözlükte aynı arkadaşlarıma yaptığımda (kim olduğumu bilmiyorlardı), hakiki nick'imle güldürdüğü arkadaşlarımın infialiyle karşılaşmıştım (çoğu hala fake nickle yazmış olduğumu bilmez). bu da bundan çok farklı değil. böyle yazıları sevmediğini söyleyen ve benim sözlerimle gerekçelendiren ben olmasaydım da we olsaydı, "bu kadar ciddileşilmeyecekti" tabii.
ilk yorumundaki "vallaha kazayla oldu. ben yola sorunun cevabını vermek için çıkmıştım. bir anda kendimi soruyu ortaya çıkaran süreci irdelerken buldum. soruyu cevaplamaya fırsat olmadı. :)))))" şeklindeki, buradan bakınca gırgırdan çok şirin bir itirafa benzeyen sözlerine reddiye niteliğindeki "ben onu gırgırına yazmıştım" şeklindeki beyanın (beyan da ne sik gibi kelimeymiş) ve "neden o kadar ciddiye aldıysan?" çıkışın, senin gibi, hayatı ciddiye almasını önemsediğim ve değerli bulduğum bir kişiden bana yönelince bi tuhaf olmadım değil. hıh!
ilk yorumda "ben yola sorunun cevabını vermek için çıkmıştım" deyip, ikinci yorumda "sorunun cevabını vaat etmedim" demenin sözlük anlamına gelince, bunun adı çelişmektir. ama yine de sen daha iyi bilirsin. gırgır da olabilir.
yarın: abdülmecid müsrif miydi? saray ihalelerine fesat karıştırıldı mı? beşiktaş'ta bir avlu yirmi ki oda bir saray kiraları kaça?
bu arada kadı kızı falan demişken, tanışalım mı?
not: still'i bu başlık altında meşgul etmeyeceğime söz veriyorum. cevabıma cevaben yazılacak cevaplara cevaben yazdığım ve yazacağım cevaplar, üzerine yeni bir şey eklememek üzere, bu yorumdakinden ibarettir.
still cursed, 19.11.2011 15:40 akşam kafam biraz leylaydı, hala da öyle, yani araya yine girmesem çatlarım, hele de tam buraya, hehe. kendi yazılarınıza yapacağınız kendinize ait yorumlar için yönetici onayı gerekmeyecek artık, o işi hallettik. zaten kendi yazdığım yazıya kendi yaptığım yorumu kendim onaylıyordum ben de, ki o durum daha da acayipti hahah, sonra bi de yorumu yayınlayacağım tabi, o da var. yani vardı. değişti bir kısmı işte. ama bu durumda şöyle yaparız, arada kurallara aykırı yorum (yapan lanethli de yok aslında) çıkarsa ve silmek zorunda kalırsak kendiliğimizden açıklama yollamayız, beklenmesin bu, merak edilirse sorulsun. öteki yazının yorumlarında geçiyor ama burada belirteyim, kutuyu da genişlettik meluncum, yazar olmayan lanethlilerin de işlerini kolaylaştırmak başlıca görevimiz, cümle içinde geçirmeniz yeter, ister ciddi olsun işter şakayla şey. bu yorumlaşmalardan çok keyif alıyorum demiş miydim, tabi ki de, ama sordunuz mu bi neden? birbirini tanımayan, üslupları çok alakasız iki insanın kuracağı diyalog kadar keyifli bir şey daha bilmiyorum da ondan. her şeyi ciddiyet ya da gayri ciddiyetle ele almanın ikisi de kendi başına sıkıcı olurdu, ama kombinasyonları gerçekten müthiş bir şey, laneth'in de her birimizin kendi rengini katarak meydana getirdiği bu rengine aşığım zaten. herkesin kendi rengi kendi üzerine yakışıyor, misal şu son bölümdeki ciddiyet sana hiç yakıştı mı melun, hahahah, ne yapsam ne yazsam da altına bir şey yazmak zorunda kalsan acaba :p |