.

bandista bir aralık, bu darlık bu basmakalıp, bu ayık kafayla esrik taklitleri, bu aramızda yaşayan katilleri teşhir etmek gerek dedi evde uyuklarken. uyanmak gerek dedi önce kendi kendine, evde bir gitar çaldı manuş, klarnet aktı meyanlı, kaydırmalı, akordeon zaten doldurmuştu köşe bucak, vurmalılar hazırdı "marş"a, başladı ev'in hikâyesi, varyetesi söküp söküp yapmanın.

bandista evi şenlik kıyamet bir eylem bandosu şimdi ses vermekte ska, balkan, vertov, reggae, eşitlik, özgürlük, cango, votka, adalet, kökler sularından... bandista evinde geceler gündüz gündüzler denktir geceye, bu evde güneş batsa da dinlenir ev hece heceye. bu evin odaları geniş uzun dar hayal; bu evde mebzul miktar kapılar kilitsiz gıcırdar. bu evde koridorlar, sokaklar ve meydanlar, sahneler salonlar dansla sesle hınçla çığlıklar... bu ev bir dağ başında bir gettoda ya da down-town'da, bu ev dev bir karavan bu evi bulur arayan. bu evin sakinleri kara kızıl mor renkleri, yeşil sarı turunç ve nar, bu ev binbir bedenle var. bu ev döker alınteri, bu ev rahim yangın yeri; söndürür kandilleri nice esrik sever evi. bu evde geçmiş hüzünle değil hüsnü kabulle, bu evde gelecek yokla değil beklenir telaşla. bu ev tenha bu ev dar-maduman kanma yalan, gözyaşları ağıtlar destanlar epik tasalar, bu evde yasalar değil ses verir yoldaş maison'lar!

[http:tayfabandista.org/ ]

.

ilk ne zaman dinledim hatırlamıyorum doğrusu.. ama sonrasında nasıl bağlandığımı iyi hatırlıyorum.. o zamanlar hayalbaz.a sadece müzik dinlemeye gidiyorduk.. o gün de dembedem grubunu dinlemeye gitmiştik.. grup elemanları arkadaşlarımız olduğu için de oldukça nazımız geçiyordu.. sahne performanslarını bitirdiler ve biz devam etmeleri için ısrar ediyorduk.. derken aşağı bardan öyle bir ayar geldi ki..üst kattaki herkes (yalnızca biz yoktuk) bir anda durdu.. sonra mı.. sonrasında herkes dans ediyordu.. üstelik dans ettiğimiz parça da yıllarca sol yumruklarımız havada kımıldamadan haykırarak söylediğimiz "avusturya işçi marşı"ydı.. şiyarları "dans edemeyeceğim devrim benim devrimin değil"den geliyor olmalı diye düşünüyordum bir taraftan da... derken kendimi "dünya genç işçi festivali"nde buldum.. çünkü duydum ki bandista geliyormuş.. üstelik sadece onlar değil şilili grup "inti illimani" de sahne alacakmış... açıkçası giderken bir yandan da şunu düşünüyordum; sanırım hayalbaz.daki gibi olmaz... ama öyle olmadı.. en ağır abiler bile en son gördüğümde kol kol girmiş dönüyorlardı ve haykırıyorlardı; "özgürlük sen neredeysen orada"...

şimdi gelelim diğer konuya.. 12 eylül günü internet sitelerine yeni albümlerini sundular.. "paşanın başucu şarkıları"... 3 tane parça ile dinleyicileri selamlıyorlar..
"benim annem cumartesi"
"pardon afedersiniz mr. genelkurmay"
"yan babilon"

şilili anneleri, her cumartesi galatasaray lisesi önünde buluşan cumartesi anneleri de unutmamışlardı.. dinlemenizi öneririm.. ama bir de şu alıntıyı yapmak isterim.. bandista şöyle tanıtıyordu albümünü;

darbeler, müdaheleler, politik ve kültürel işgaller ‘sorgulanamaz’ iktidarlarlarını ezicilikleri, şiddetleri ve yarattıkları acılar ve galibiyetleri ne düzeyde olursa olsun, tam da toplum ve mağluplar nezdinde meşru, haklı, kaçınılmaz ve yahut hegomonik kabul edildikleri anda tesis ederler. erkin sahipleri mevcut durumlarını sürdürmenin yolunun onu elde ettikleri hâl ve yöntemde ısrar ve bu 'olağanüstü' hâli sürdürmekten geçtiğini bildiklerinden bu, ‘farklı’ bağlam ve tecessümlerle durmaksızın devam eden bir saldırı sürecidir. bu saldırıya karşı verilecek yanıtların içinde dilimizde, sesimizde, müziğimizde direnmek bir kültürün, içinden başka başka muhalif kültürleri doğurarak yaşaması anlamında elzemdir. unutmayıp inanmak ve bulanmayıp bilenmek düsturuyla bandista evi var olduğunu bizzat kendi mevcudiyetinin mümkünlüğüyle bildiği muhalefet mukavemet âlemini paşaların başucunda de te fabula narratur’un kaldığı yerden bizim hikâyelerimizi anlatmaya davet ediyor. zira bir fısıltıdan bile korkuyorlar... gürültü ne çok şeyi değiştirir... kafaya kafaya zound zystem!

.

bando istanbul da diyebiliriz kendilerine..

türkiye turnesi sırasında yolları mersin.e de düştü.. müzikleri gibi kendileri de güzel, eğlenceli insanlar.. daha önce hiç dinlememiş olan kuzenim konser sonunda teşekkür etti bana.. ben de tabi bandista elemanlarına ilettim bu teşekkürü..

seviyoruz kendilerini.. iyiki varsınız!!!

.

ilk albümlerini 1 mayıs 2009, ikinci albümlerini 12 eylül 2009'da çıkaran grup son albümlerini 19 aralık 2009 tarihinde çıkardılar.. albümlerinin ismi "şuanda şimdi".. iki parçadan oluşmaktadır..
*birinci rollama
*kızıl flama

.

ve bandista kıbrıstan seslenir bizlere.. der ki;

"farklı olanı kendine benzetmek yahut görmezden gelinebilecek kadar marjinal ilan etmek iktidarcıkların, bizzat mevcudiyetleri için, sorgulanılamaz -sandıkları- yöntemleridir. etrafında deniz olsun olmasın, adacıklardan vatan yaratmak, imal ettiği yavrucukların kayıtsız şartsız o mamul olmasını ve sadece kendisine ait olmasını istemek, iktidarın kurduğu hiyerarşide, hepimizi baştan bildik bir egemenlik kıskacına götürür."

albümlerini böyle tanıtıyorlar.. kayıplar verdiler geçtiğimiz aylarda.. davulcuları ölümcül hastalığı dolayısıyla aramızdan ayrıldı.. ve bu defa onun için çalmaya devam ettiler..

"dikkat askersiz bölge" 3 parçadan oluşuyor.. ve bandista ben burdayım diyor.. "süre giden çözümsüzlükse eğer, mevcut militer aparat sorgulanmalı ve askersiz bölgeler yaratılmalıdır. sınır çoğalır ve yakınlaşır, daralır ve daraltır, sınıfsa uzaklaşır, gözden yiter; lakin sınırsızca oradadır ve bakmamızı bekler." diyor..

*beton millet sakarya
*gavur imam isyanı
*hiçbir yerin şarkısı

"doğru nota yok, notayı koymak, aramak, basmak yeter; silahsız bir dünya için şarkı söylemeye değer"....

edit: bütün albümlerinde olduğu gibi bu albümlerini de [http:tayfabandista.org ] adresinden indirip dinleyebilirsiniz..