.

satır aralarında dokunduruyor kardeşler, herr mannelig'in trol sevgilisinin akıbetini bilirmişim de kimse bilmezmiş onların anaların kürtajla olan imtihanlarını, kimisi 40 kimisi 45 yaşında hamile kalıp da utandığından...

vay ana! yazmaya yazmaya tam köşe yazarı kııvamı almışız da okur mektuplarından delleniyoruz.

bırçetler ve bırçetkalar;

hepimizin anasının amı var, oradan çıktık ve bu çirkin söyleyiş için beni bağışlayın. ama sorun da kendinize: ya çıkmasaydık? emin olun dünya büyük bir kayıp yaşamazdı. geçiyorum still dahil herhangi birimizin büyük insan olamayışını ve büyük bir buluş yapmayışını, bulanlar ve olanlar da insanlığa o kadar fazla şey katıyor falan değiller. eh efendim işte zinovyev paşa 1919'da söylediklerinde haklı çıkaydı da dünya devrimi önemli ölçüde tamamlanaydı, internet diye bir şey yüz yıl daha olmayacaktı! sizi gidi ithalatçılar, ihracatçılar ve şeyhülislam; varsın olmasaydı nedir ki (bunu bana çavuş dedi dün), ayrıca bence 1919 değil o dediğin '21, ikinci kongre, götünden uydurma.

gelişmeye tapa tapa gelişme karşıtlarına tapar olduk; gelişmeye karşı çıkmaktan biz yorulduk, nolurdu ki doğmasaydık falan? sahi içimize üflenmiş ruha mı ayıp olurdu? ve o kadar sık intiharı düşünen -camus'nun felsefi intiharı ya ya- biz insanlar ne vakit inkar ettik maddi gerçekliği menevi saçmalamalara? farkında mısınız bilmem bilme kaçıncı kere o fıkraya dönüyoruz, anamızın amına kadar el atıyorlar ve biz gerisin geri "bari sıra beklemeseydik" diye soruyoruz, anamızın amı sıralarda helak olmasın.

bunun kemalisti, dincisi falan yok, hepsi kadın rahminde hak sahibi haktan veyahut bilimden yazılı ve fakat o rahim benim anamınki ya ben bir kardeşle bile paylaşmaktan huzursuzum, neden vereyim türlü bıyıklı adamların kontrolüne. orası ki benim tüm freudyen dönüş fantezilerimin anahtarı, niye diyeyim kilidin şifresini? benden öte bir ben varsa, yani afedersiniz eğer olaydı, tam orada kalırdı, benimki eşeklik zira. ama kim neden -ve kat'i suratte ötede edebiyattan- kurcalamak istiyor orayı?

kutsal olan bir sefer anamızın 'ak sütü' değil de amı olsun, bence ağıt yakmak için daha uğursuz bir yer değil.