.

insan doğası gereği her şeyi merak eder, eder de bir türlü öğrenmeyi beceremez. kimisi hiç soru sormaz kimisi de belki üşengeçliğinden belki deneme-yanılmayı seçtiğinden afallayıp kalır… soru soramamada temel sebep, soru sormayı bilmemek ve soracağın kişi hakkında bilgi sahibi olmadan o işe girişmektir… biraz felsefi oldu ben pratik olarak yazayım. mesela mehmed ali birand’ı tanımalıyım ki onun gazeteciliği hakkında soru sorayım. çünkü ben ilkokulda ünlülerle ünsüz harfleri böyle öğrendim. adından sıkça söz ettiren yoluna devam ederken, ettiremeyen ettirenlerin eteklerine yapışıp kelimelere yerleşebiliyor. mesela nl desem kimse bir şey anlamaz. oysa başına ve sonuna ünlü harf koydum mu ‘ü’ gibi ‘ünlü’ olur değil mi?

peki, şimdi sorularıma başlayayım.

1.renkli kişiliğiniz, kendinize has üslubunuz, meslek kariyeriniz, yetiştirdiğiniz gazeteciler ve türkiye'nin önemli meseleleri konusunda açık sözlülükle savunduğunuz fikirlerinizle; sevilen sayılan ve yeri doldurulamayacak bir gazeteci olmayı nasıl başardınız? ya da bunun için bir mücadele verdiniz mi, yoksa tamamen prensip sahibi olarak mı bugünlere geldiniz?

2. “kendimi bildiğimde, erenköy’de 4 dönümlük bir bahçenin içindeki, her tarafı dökülmekte olan üç katlı köşk- konak karışımı bir evde kendimi buldum. etrafımda sadece annem mürvet ve ağabeyim ural vardı. bir de tavan arasında koşuşturan fareler.” diye başlıyorsunuz kendi hayatınızı anlatmaya. kendinizi bulmanız, kendinizi kaybetmenize sebep oldu mu?

3. 2 yaşındayken babasız kalmışsınız, babasız büyümenin zorlukları mı sizi erken yaşta kendi ayakları üstünde duran biri yaptı? ve babasız büyümek kişiliğinize nasıl yansıdı, insanlara bu yüzden bedel ödettiğiniz oldu mu? babanız olmadığı için çevrenizden özel bir hoşgörü beklentisi içerisine girdiniz mi?

4. milliyet’in brüksel’deki muhabiri olmak size bilinenden daha çok neler kazandırdı?

5. 32.gün’ü yıllarca başarıyla devam ettiriyorsunuz; demokrat, laik, milliyetçi veya liberal birine konunun dışına çıkmadan ve onu kendinizden uzaklaştırmadan soru sormanın sırrı nedir?

6. yandaş olmak nedir? yanında olmak nedir?

7. eski fransa devlet başkanı françois mitterand, ürdün kralı hüseyin ve oğlu kral abdullah, suriye devlet başkanı bessar essad, eski irak lideri saddam hüseyin, alman başbakanı helmut kohl, schröder, eski ingiltere başbakanı margaret thatcher, rabin, simon peres gibi pek çok siyasi, akademisyen, araştımacı-yazarlarla v.s söyleşi gerçekleştirdiniz. onlara farklı olarak ne sordunuz? röportajlar sizi tatmin etti mi, sormak istediklerinizi sorabildiniz mi? cevap alamadığınız soru oldu mu?

8. gazetecilik yaşamınızın brüksel’den dönüşünüzle 1991 yılına kadar sürdüğünü, sonrasında eşiniz cemre ile “artık geri dönme zamanının geldiğine karar verdik” diyerek belirtiyorsunuz. avrupa’dan alacaklarınızı aldınız mı? avrupa’da gazeteci olmak ile türkiye’de gazeteci olmak arasında farklılıklar nelerdir? türkiye’de gazeteci olmak sizin için ne ifade ediyor?

9. 28 şubat müdahalesi, kürt sorununda resmi ideoloji ve söyleme karşı çıkmanız nedeniyle sizin tabirinizle asker tarafından andıçlanmanız, genelkurmay başkanlığı’nda hazırlanmış bir komplo sonucu, sabah’tan kovulmanız ve show tv’deki programınızın durdurulması. bunları biraz açabilir misiniz? sınırlandırıldınız mı? brüksel’den döndüğünüz için pişmanlık duydunuz mu? gazeteciliği orada ki gibi burada da yaşatabildiğinize inanıyor musunuz? sabah’tan kovulduğunuzda ne hissetiniz? ardından show’daki yayının kesilmesi…

10. başbakan recep tayyip erdoğan’ın nasıl bir devlet başkanı olacağını satırlarınıza taşımıştınız 3 ocak 13 tarihli yazınızda… sizce nasıl bir devlet başkanı olur ve sizce devlet başkanlığı insanı yumuşatır mı?

11. 2015’te ermeni meselesini ele alan bir belgesel hazırlamayı düşünüyorsunuz… belgeselde tarihin hangi alanlarına ışık tutmayı amaçlıyorsunuz?

12. bediüzzaman said nursî belgeselinizde hangi kaynaklardan yararlandınız, istediğiniz gibi sonuç verecek mi bu çalışmanız? uzun yıllardır tartışılan “bediüzzaman said nursî şerif midir, seyyid mi?” sorusunu siz nasıl açıklıyorsunuz?

13. gazetecilik hayatınızda röportaj yapmayı isteyip de ulaşamadığınız türk ya da yabancı siyasi lider oldu mu?

siz sakın ola ki bu sorulara cevap vermeye kalkışmayın… onlar, birand’a soramadıklarım… cevapları da yalnız ondaydı…